19 Mart 2020 Perşembe

Bi Kahve?








Kimimiz icin 40 yıllık hatırı olan,kimimiz için kız isteme toreninde icilen,benim için ise kokusunu sevdiğim,tadina bayıldığım kahve .

 Bugün cebime doldurduğum küçük mutluluklardan birisini paylasmak istedim.

 Osmanli'da hikaye anlatıciliginin doğmasında kahvenin etkili olduğunu; Istanbul'da meddahlık olgusunun,kahvehanelerden ayri dusunulemez bir olgu olduğu bilgisini,Tarihoba youtube kanalında sevgili Defne Cizakca ile yapilan cok keyifli bir sohbette dinleme firsatim oldu.

1555 yılında dunyadaki ilk kahvehane Istanbul'da açılmış,Suriyeli 2 arap tarafindan açılıyor.

Kahve uykuyu kaçırdığı için insanları sohbet etmeye ve paylaşıma itiyor.Bu sohbet ve paylaşım sırasında, meddahlar hikayeler anlatmaya basliyorlar.

Kahvehaneler zengini ve fakiri bir araya getiren mekanlar oluyor,sinif ayrımını ortadan kaldiran mekanlar oluyor,insanlar kendini evinde gibi hissediyorlar.

Bir çok farkli çeşidi var;semai,çalgılı,dervislerin gittigi kahvehaneler,yenicerilerin gittigi kahvehaneler var.Esrar kahvehaneleri var.Bazıları müzikli,çalgılı; bazilarinda sadece meddahlar hikaye anlatıyorlar.

Meddahin bir sopası ve bir beyaz mendili var.Hikayenin en heyecanli yerinde ara veriliyor; kahveler tazeleniyor, nargileler tazeleniyor, bahşişler veriliyor.Bahsisin miktarına göre hikaye ya daha güzel ya da daha kötü bir şekilde anlatılıyor.

17 Mart 2020 Salı

Anda Sırlanmış Hayat








Bu kitabın yazarı hayatıma ışık olan,yolumu aydınlatan,farkındalığımı arttıran, kendisinden çok şey ögrendigim şahane bir kadın.Canım Mümine Yıldız,kalbime ve ruhuma dokunan nadir insanlardan biri.Sevgili Mumine hanim ile yüz yüze tanışmıyor olsak da; sanki ezelden biliyorum,tanıyorum.Onun kitabında da bahsettiği gibi ruh kardeşiyiz belki de.

Instagramdaki paylaşımları,hikayeleri,çektiği masal tadindaki videolari,sahane fotoğrafları,müzik zevki,kitap tavsiyeleri,hep güzel bakan,guzel gören yüreği ile hem görsel bir şölen yaşatan,hem de ruhumuzu doyuran ve sifa olan sevgili Mümine Yıldız"in üçüncü kitabi Anda Sırlanmis Hayat.

Ilk iki kitabinda, Ince Hayat ve Kaşif'te olduğu gibi,bitmesini hiç istemeyerek,huzurla,sukurle,içim sıcacık olarak okudum.An'da Sirlanmis Hayat'i okurken,kitap sanki elimden tutup beni kitapta da bahsi geçen harikalar diyarına,masal ülkesine götürüyor.

Hayattaki büyülü an'ları farketmemizi sağlayan,parlayan bir yıldız gibi,mis kokulu güller gibi,yağmur sonrasi toprak kokusu gibi,telefonun ucundaki bir dost sesi gibi,insana şifa olan bir kitap An'da Sirlanmis Hayat.
 Diger kitaplarinda olduğu gibi tekrar tekrar okumalik bir kitap olmuş.Kitaptaki Peter Amca ve Anne Teyzeye bayıldım,döndüm döndüm okudum.Gulen Gozler yine sahaneydi,İnsanın icini ısıtan,ruha şifa olan guzel insanlarin oldugunu bilmek en büyük şükür sebebi.

Yine canım Mümıne Yıldız'ın tavsiyesiyle okuduğum Küçük Agacin Egitimi kitabindaki şu cümleyle bitirmek istiyorum yazımı."Iyi bir şeyle karsilastigin zaman,yapman gereken ilk şey bulabildiğin insanla onu paylaşmaktır;bu şekilde iyilik oyle bir yayılır ki nereye gittiğini bilemezsiniz." Sevgili Mumine Yıldız'in kitaplarini paylaşmak da,tam da böyle bir şey.

1 Ekim 2018 Pazartesi

Aşure




Aşure Türk mutfağının bilinen en eski tatlılarından biri,benim de en sevdiğim tatlıların başında geliyor. Tadı haricinde  Aşure pişirmenin ritüelini de çok seviyorum, pişirene de yiyene de şifa olduğuna inanıyorum. Tencereyi karıştırırken dua etmenin, niyet etmenin, dilek dilemenin farklı bir büyüsü var.

Aşure pişirmek paylaşmak demek, bolluk bereket demek. Yiyene şifa demek. Komşunun, sevdiklerinin, akrabalarının kapısını çalmak demek; paylaşınca bereket çoğalır demek.

Hikayesi olan yemek lezzetli olur. Hz.Nuh'un gemisi tufan dinip Ağrı Dağı'na oturduğunda, kurtulanlar Allah'a şükretmek için bir kutlama yapmak istemişler, gemide kalan bütün malzemeler bir araya getirilmiş ve çorba şeklinde bir tatlı ortaya çıkmış. O tatlıya da Aşure ismi verilmiş.

Sevgili Judith Liberman 'ın Aşure hakkında söylediği bir cümle çok hoşuma gitti: "Birbirinden alakasız malzemeleri bile bir araya getirip, yeteri kadar kaynatırsan BİRleşirler, hiç kimseden vazgeçme, kaynaş."

Herkesin farklı bir Aşure tarifi var, ben kendi yaptığım şekilde aşağıda paylaştım. Hepimize şifa olsun, bolluk bereket getirsin, kalbimize ve ruhumuza iyi gelsin.

Malzemeler

-2 su bardağı aşurelik buğday
-1 su bardağı nohut
-1 su bardağı kuru fasulye
-4 su bardağı şeker
-1 litre su
-8-10 tane kuru kayısı
-2 adet elma
-Kuru üzüm
-Kuş üzümü

Süslemek İçin

Toz tarçın
Susam
Ceviz
Fındık içi
Antep fıstığı 
Nar


  1. İyice yıkayıp süzdüğümüz buğday, kuru fasulye ve nohutları bir gece önce ayrı ayrı kaplarda suda ıslatıp bekletelim.
  2. Ertesi günü bütün malzemeleri düdüklü tencereye koyup, üzerini 10 cm geçecek kadar sıcak su ilave edip pişirelim.
  3. Pişerken gerekirse aşureye ilave etmek için, hazırda sıcak su bulunduralım. Aşureyi sık sık karıştırıp gerekirse su ilavesi yapalım.
  4. Bu arada bir küçük tencerede minik minik kestiğimiz kuru kayısıları, kuru üzüm ve elmaları  sıcak suda biraz pişirelim.
  5. Kaynayan aşurenin üzerine toz şeker ve pişirdiğimiz kuru meyveleri ekleyelim.
  6. Son olarak pişen aşureyi ocaktan alıp, ılık hale gelmesini bekledikten sonra süslemek üzere kaselere alalım.
  7. Üzerlerini kavrulmuş susam,tarçın, fındık içi, ceviz, antep fıstığı ve nar taneleri ile süsleyin.
  8. Afiyet şifa olsun, sofralarınızın bereketi bol olsun.

8 Eylül 2018 Cumartesi

Deli Anne'den İnce Hayat





Sevgili Mümine Yıldız'ın okumalara doyamadığım canımm kitabı İnce Hayat şifa gibi geldi.Susamışın suyu kana kana içmesi gibi içiyorum İnce Hayat'ı,bir kere okudum satırların altını çize çize,şimdi ikinci okumama geçtim.Kitabı elime aldığım ilk gece içim oyle huzurla doldu ki,sıcacık oldu,şükürle doldu,tarifi imkansız.Sevgili Mümine Yııldız'ın paylaşımları hep hayatıma ışık oluyor ,renk oluyor, içimde altın ışıklar dans ediyor.Doğaya,ağaçlara,kuşlara,yerdeki karıncaya,evlatlarıma,cümle yaratılmışa fark ederek,farkındalıkla bakmama vesile oldu.Su Üstüne Yazı Yazmak,Sufi Terapistin Sohbet Günlüğü,Küçük Ağaç'ın  Eğitimi gibi bir sürü kitabı sevgili Deli Anne'nin tavsiyesi ile okudum.Hayatımda oyle güzel kapılar açılmasına vesile oldu  ve oluyor ki 🙏🏻
Siz hep böyle güzel bakın,güzel görün ve bize de güzellikler gösterin.İnce Hayat'ın içindeki  sevginin milyonların kalbine dokunacağına yürekten inanıyorum.

6 Eylül 2018 Perşembe

Kozak Yaylası





Temmuz ayını, çocuklarla birlikte,Ayvalık'ta,anneanne ve dedenin yanında geçirdik.Dönmeden önceki son hafta Kozak yaylasına gidelim dedik.Aslında Ayvalık'a çok yakın ama ,genellikle deniz daha cazip geliyor belki de,gitmek bir türlü kısmet olmuyordu.Kozak'ın o tertemiz havası,güzelim fıstık çamları,yaz mevsiminde en sevdiklerimden cırcır böceklerinin sesi,hafif hafif esen tatlı rüzgar,kuşların cıvıltısı,çiçeklerin kokusu,bol oksijen.Kısaca bambaşka oranın havası.
Demircidere köyünde Kozakcafe'yi bulduk ,hemen köyün girişinde.Ortam çok güzel,sakin,kalabalıktan uzak.Çocuklar için de şahane .Büyük bir bahçenin içinde bir köy evi.Ağaçların altında sedirler,yer sofraları,masalar,birbirinden güzel çiçekler,asma çardakları,bahçenin bir köşesinde tavuklar,ördekler,güvercinler.
Eğer yolunuz o taraflara düşerse  benden size  tavsiye.

Gününüz güzel geçsin,keyifle,huzurla,neşeyle 🙏🏻 

5 Eylül 2018 Çarşamba

Yeni Ev







Yeni evimizin balkonundan manzaram.Canım ağaçlarım.Ece uyuyor,Can da legoları ile oynuyor.Fırsattan istifade kendimi dışarı attım.Rüzgarın sesini,yaprakların hışırtısını,kuşların cıvıltılarını dinledim.İçim şükürle doldu .Fıstık çamının adını Nihal,yan komşusu sedir çamının adını Yaz, en öndekinin ismini de Kiraz koydum.Çok seviyorum kendilerini.Konuştum onlarla.Sevildiklerini hissediyorlar bence.Canım halamı,Nihal'imi andım.Erkenden uyanır,evinin bahçesine çıkar ,yaz mevsiminin o güzelim sabah saatlerinde,o mis kokuları içine çekerek,büyük teneke saksılardaki ortancaları ile,horozibikleri,küpe çiçekleri,o canımm begonyaları,leğenlerdeki karanfilleri, mis kokulu yaseminleri ile konuşurdu.Hepsinin halini hatrını sorardı.Fonda hep radyonun sesi olurdu.Sabah kalkınca ilk iş radyosunu açardı,aynı alışkanlık bende de var.Nereden nereye geldim.Laf lafı açıyor,ama içeriden evlatların sesi geliyor😃hadi ben kaçar

22 Kasım 2016 Salı

Kabak Çiçeği Kızartması







Malzemeler 

-20 adet kabak çiçeği
-Yumurta
-Tuz
-3 çorba kaşığı un
-Zeytinyağı
-Maden suyu

Yapılışı

-Kabak çiçeklerinin içindeki yumruları çıkartıp,içlerini temizleyin.
-Bir kapta yumurta, soda,un ve tuzu karıştırın.
-Kabak çiçeklerini bu karışıma bulayın.
-Tavada zeytinyağını kızdırın.
-Kabak çiçeklerini kızgın yağda önlü arkalı kızartın.
-Afiyet olsun.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...